9 Mayıs 2013 Perşembe

Mostar Köprüsü

Gönderen Sweety Ant zaman: Perşembe, Mayıs 09, 2013
Otelimiz Mostar köprüsüne çok yakın. Yerleşir yerleşmez hemen sokaklara bırakıyoruz kendimizi.

Boşnakça adı Stari Most olan köprü Mimar Sinan'ın öğrencisi olan Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşaa edilmiş ve bulunduğu şehir de artık bu isim ile anılmış. Döneminin mimari özelliklerine göre gelişmiş bir teknoji kullanılmış ve her iki ayrı yakadaki Boşnaklar ve Hırvatlar arasında bir bağ oluşturmuş.

mostar


Mostar Köprüsü yaşanan iç savaş neticesinde 1993 yılında Hırvat tankları tarafından bombalanarak yıkılmış. Bir Türk Firması öncülüğünde inşası aslına uygun olarak tekrar yapılarak 2004 yılında açılışı yapılmış. 2005 yılında da UNESCO tarafından, eski Mostar şehri ile birlikte Dünya Mirası Listesine girmiştir.

Aslına uygun olarak yapabilmek için nehirden köprü kalıntıları dalgıçlar tarafından toplanmış. Nehirde çürümüş, kullanılamayacak parçalar için ise eski ve kapalı olan taş ocağı tekrar açılmış.

Köprünün her iki yakasında hediyelik eşyalar alabileceğiniz küçük dükkanlar mevcut. Batı yakası yani Hırvatların olduğu kısımında küçük bir müze bulunuyor. İç savaş ile ilgili fotoğraflar ve görüntüler mevcut.

Mostar

Mostar


Yine Küçük Mostar olarak adlandıran köprüye, soldan yukarı çıkarak ulaşabilirsiniz. Hikayesi ise asıl köprü yapılmadan önce denemek amacıyla  yapılmasıymış.

Küçük mostar Köprüsü

Müze tarafında duran kahve fincanı seti gözümden kaçmıyor. Bize dair bir şeyler ne güzel...

mostar


Mostar


Daha şehre girmeden, uzaklardan gözümüze çarpan haç işareti Hun Dağı tepesine yerleştirilmiş. Etnik kimliğin değiştirildiğini kanıtlar gibi bir simge sanki. Akşam otelde bu konu ile ilgili bir çok yazı okuduk. Tavsiyem size bu konuyu gerçekten araştırmanız.

Merak edenler için kısa bir not: Hun tepesine haç dikilmesi sırasında silahlı çok sayıda Boşnak genç haçı indirmek ister. İçlerinden biri İzzetbegoviç’e ‘İzin ver o haçı başlarına geçirelim’ der. İzzetbegoviç parmağını gökyüzüne doğrultur ve Ay’ı gösterir. Etrafını saran ateşli kalabalığa ‘O hilalden daha yükseğe dikmedikleri sürece sorun yok’ cevabını vererek gençleri sakinleştirir.”

Artık bir şehri görmeden önce Evliya Çelebi 'nin gözünden orayı okumak hoşuma gidiyor. Size de tavsiye ederim. Bulunduğu yüzyıl için inanılmaz gelen Çelebinin söyledikleri, şimdilerde abartılı da gelebilir.

Örneğin 17.yüzyılda köprünün kulesinde 3 ay kalan Çelebi için Mostar;

''Köprü bir uçurumdan diğerine uzanarak göklere yükselen bir gökkuşağı gibi. Ben günahkar kul bu vakte kadar 27 yıl durmadan seyahat edip 16 ülke dolaştım, ama bu kadar yüksek köprü görmedim. Kayadan öteki kayaya göğe yükselerek atlıyor.”

Mostar

Bu arada Neretva nehri'nin soğuk sularına ayaklarınızı sokmadan sakın dönmeyin  derim :)




2 yorum :

Adsız dedi ki...

Bazı şehirler insan gibidir. Acıları, kahramanlıkları okunur sokaklarında... Hikayelerini düşünürsün aşınmış arnavut kaldırımlarında... Mostar öyle bir konuşurki sizinle siz sadece dinlersiniz.

Bayıldımmm bu cümle anlatmış zaten bütün şehri gitmiş kadar oldum yüreğine ,kalemine sağlık canım.
Şerife

Sweety Ant dedi ki...

çok sevmişim ben Mostar' ı çok... Özlemle hatırlarım kendisini arada :)

Umarım siz de görürsünüz o toprakları...

sevgiyle...

Yorum Gönder

 

Hayat gezince
güzel...
Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea