Bosna-Hersek gezisinde tanımladığım tek kelime ''Hüzün''dü. Nasıl da içimi acıtmıştı. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen halen hissedilen haksızlıklar, yaşananlar... Yıl 2012 olmasına rağmen, 1992-1995 yıllarda yaşanan iç savaşın izleri halen bir çok binada kurşun izleri ile duruyor...
1400 gün boyunca devam eden savaşın amacında Boşnak ve Hırvatları yok ederek Sırp devleti kurmak. Ülke BM korumasında olmasına rağmen sistematik yapılmış katliamlar.
Gitmeden önce okuduğum yazılarda iki nokta beni gerçekten düşündürmüş ve yaşanılanların sebebi budur dedirtmişti. Bosna-Hersek Avrupa coğrafyasında İslam'ın yaşandığı en uç nokta. Avrupa kıtasında, müslümanlığı görmek istemeyenlerin oynadığı kocaman çirkin bir oyun. Kaybedilen genç nufüs ile hafızalardan silinmek istenen Osmanlı...
Demografik yapısı Müslüman Boşnaklar, Ortodoks Hırvatlar ve Katolik Sırplar'dan oluşuyor. Sırplar bölgeye daha sonra yerleşmişler. Osmanlı hakimiyeti 400 yıldan fazla sürmüş. Başarısızlıkla sonuçlanan 2.Viyana kuşatması sonrası bölgedeki hakimiyet sonlanınca bölgedeki huzursuzlukların da başlangıcı olmuş.
İç savaş sonrası 1995 yılında Dayton anlaşması imzalanmış ve uzlaşı için bir konsey kurulmuş. Ne yazık ki bu konseyde %51 oranıyla Sırplar yer alıyor. Çünkü zaten Müslüman nüfus bölgeden iç savaş ile azaltılıyor. Günümüzde halen yönetimde söz hakkı olmak için nüfus az gösteriliyor ve diğer bölgelerden Sırplar taşınıyormuş.
Bosna-Herkes hakkında beni düşündüren ikinci nokta ise ;Osmanlı'ya başkentlik yapmamasına rağmen Edirne ve Bursa'dan daha fazla Osmanlı eseri barındırması idi. Ülkem adına geçmişe nasıl bu kadar acımaz davrandığımız ayrı nokta, Avrupa da bize dair bir şeylerin halen kalabilmesi ayrı nokta olarak düşünürüm.
Ben bu ülkeyi gördükten sonra İmparatorluk kelimesinin ne kadar büyük olduğunu anlayarak yaşadım. Bir kaç saatlik uçak yolculuğunda bile helak olabilirken, o yüzyılda, o şartlarda buralara kadar gelip bu kadar eseri bırakmak gerçekten büyük bir güç.
Kısacası gittiğim, gördüğüm için çok memnun olduğum, herkese kesinlikle tavsiye ettiğim ülkedir. Hatta arkadaşlarıma bu durumu kısaca şöyle anlatırım :) eğer tüm masrafları karşılasalar ve size Paris mi Bosna-Herkes mi diye sunsalar kesinlikle Bosna-Hersek' i seçin derim. Kabul ediyorum Paris'e gitmek çok havalı ama Mostar Köprüsü görmek paha biçilemez.
 |
| mostar |
Ayrıca vizesiz gidebilme özgürlüğü bulunduğundan herkesin orada bulunması gerekir.
Tarihimizin, kültürümüz bu kadar ortak olduğu bir ülke için ansiklopedik bilgi vermeden olmazdı.
Daha fazla ansiklopedik bilgi için
tıklayınız lütfen.